30 yıl ve binlerce araştırmadan sonra, bilim GDO’ nun tarafında. GDO’lu gıdalar yemek, doğal ürünleri yemekten daha zararlı değil.

Peki ya zehirli olmak için üretilen bitkiler? Örneğin BT(Bacillus Thuringiensis) ekinleri. BT bakterisinden alınan bir gen, eklenen bitkilerde zararlı böceklerin sindirim sistemlerini yok eden bir protein üretmesini sağlamakta. Bitki kendi böcek ilacını üretiyor diyebiliriz. Bitkiyi yiyen böcekler ölüyor.

Kulağa ürkütücü geliyor olabilir. Çünkü böcek öldürücü spreyler yıkanabilir. Fakat BT ekinin içinde. Aslında, o kadar da büyük bir mesele değil. Zehir, her canlıya farklı etki etmekte. Bir türe zarar vermeyen bir türü öldürebilir. Örneğin kahve böcekleri öldüren bir zehirdir fakat insana zarar vermez. Aynı şey çikolata içinde geçerlidir. Köpekleri öldürürken, insanlara çok keyif veren bir yiyecektir.

Çikolata köpekler için zehirli iken insanlar için değildir. gdo

Çikolata köpekler için zehirli iken insanlar için değildir.

BT ekinleri içinde aynı şey geçerlidir. Böceklerin özel sindirim sistemine karışan proteinler üretir, bizim için tamamen zararsızdır.

Aynı şey ot kıran ilaçlara karşı bağışıklı olması için tasarlanan bitkiler içinde geçerli. Bu şekilde, çiftçiler ekine zarar vermeden diğer bitkileri öldürerek onları yaygın bir şekilde kullanabilir.

Şimdi GDO’ların karanlık bölgesine gelelim. Böcek ilacı endüstrisi için GDO’lar büyük bir sorun teşkil etmekte. ABD’de ekilen ekinlerin %90’ı herbisite dayanıklıdır, çoğunlukla glifosat’a da. Bunun sonucunda, glifosat kullanımı oldukça fazla artmış durumda.

Bu sadece kötü değil. Glifosat diğer herbisitlere göre insanlara daha az zararlı. Bitki yönetiminde daha dengeli olan yöntemler bir yana, ilaçlamanın tek güvenilir yöntem olduğuna dair çiftçiler kuvvetli bir özence sahip.

Ekinlerdeki ilaç dayanıklılığı nedeniyle aşırı kullanılan ilaçlar, çevre kirliliğine yol açmakta. GDO önüne geçebilir.

Ekinlerdeki ilaç dayanıklılığı nedeniyle aşırı kullanılan ilaçlar, çevre kirliliğine yol açmakta.

Bu GDO tartışmasındaki en temel sorunlardan birisidir. Bu teknolojinin eleştirisinin çoğu aslında modern tarıma ve besin takviyemizi kontrol eden şirketlerin iş uygulamasına yöneliktir. Bu eleştiri sadece geçerli değil, aynı zamanda önemli. Tarımı daha sürdürülebilir bir model ile değiştirmeye ihtiyacımız var.

GDO teknolojisi aslında bir düşman değil, doğayı korumamızı ve çevre üzerindeki etkimizi minimuma indirmemize yardım eden bir müttefiktir.

GDO’ların güvenli olduğuna dair yapılan araştırmalar ve güvenilir yetkililerin yaptığı açıklamalar:

ABD ulusal Bilimler Akademisi , Mühendislik ve Tıp burada .

Genetik mühendisliğinin yaptığı ürün güvenliği araştırmasının son 10 yılına genel bir bakış burada .

134 Nobel Ödülü sahibinin GDO’ların sağlıklı olduğunu iddia ettikleri site burada .

DSÖ’nün yazısı burada .

Çeşitli başka yazılar:

Avrupa Komisyonu’nun yazdığı yazı burada .

GDO’nun sağlıksız olduğuna dair bir yazı burada .

ISAAA’nın yönetici raporu burada .

Tarımsal kalkınmada biyo teknolojinin önemini anlatan bir makale burada .

BT’li bitkiler burada .

Devamı yakında sizlerle…

Sosyal Medyada Paylaş!